Fatura Alacağına Dayalı Dava Açılabilir mi? (2026 Güncel Hukuki Değerlendirme)

 

I. Genel Çerçeve

Ticari hayatta en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, düzenlenen faturanın ödenmemesidir.

Sıklıkla sorulan soru şudur:

Sadece faturaya dayanarak dava açılabilir mi?

Kısa cevap:
Evet, açılabilir. Ancak faturanın hukuki niteliği ve ispat gücü doğru değerlendirilmelidir.

II. Faturanın Hukuki Niteliği

Fatura, tek başına borç doğuran bir belge değildir.

Fatura:

  • Var olan bir hukuki ilişkiye dayanır,

  • Sözleşmenin ifa edildiğini gösterir,

  • Ticari defter kaydı niteliği taşır.

Yani fatura, alacağın dayanağı değil; ispat araçlarından biridir.

III. Fatura Tek Başına Yeterli mi?

Genel kural:

Fatura, karşı tarafça süresinde itiraz edilmezse, içeriği kabul edilmiş sayılabilir.

Ticari ilişkilerde:

  • Faturaya makul sürede itiraz edilmemesi,

  • Ticari defterlere işlenmiş olması,

alacak iddiasını güçlendirir.

Ancak fatura tek başına kesin delil değildir. Dayanak sözleşme, teslim, hizmet ifası gibi unsurlar da önemlidir.

IV. Faturaya Dayalı İcra Takibi

Fatura alacağı için en sık tercih edilen yol:

İlamsız icra takibidir.

Borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur.

Bu durumda alacaklı:

  • İtirazın iptali davası açabilir,

  • Belgeli alacak varsa itirazın kaldırılmasını talep edebilir.

V. Doğrudan Dava Açılabilir mi?

Evet.

Fatura alacağı için doğrudan:

Alacak davası (eda davası)

açılabilir.

Görevli mahkeme:

  • Asliye Ticaret Mahkemesi (taraflar tacir ise)

  • Asliye Hukuk Mahkemesi (ticari nitelik yoksa)

Yetki kuralı genellikle davalının yerleşim yeridir.

VI. İspat Yükü

Alacaklı şirket, şu hususları ispatlamalıdır:

  • Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu

  • Malın teslim edildiğini veya hizmetin ifa edildiğini

  • Faturanın düzenlendiğini

  • Bedelin ödenmediğini

İspat araçları:

  • Sözleşme

  • Sevk irsaliyesi

  • Teslim tutanağı

  • Cari hesap ekstresi

  • Ticari defter kayıtları

  • Tanık beyanları

Ticari defterler, usulüne uygun tutulmuşsa delil niteliği taşır.

VII. Faturaya İtiraz Edilmemesinin Önemi

Ticari ilişkilerde faturaya makul sürede itiraz edilmemesi, borcun kabulü anlamına gelebilir.

Ancak bu durum her somut olayda ayrıca değerlendirilir.

İtiraz edilmemesi, borcun varlığına karine oluşturur; kesin delil değildir.

VIII. Ticari Faiz ve Temerrüt

Fatura alacaklarında:

  • Ticari temerrüt faizi uygulanabilir.

  • Sözleşmede faiz oranı varsa o esas alınır.

  • Temerrüt tarihi önemlidir.

Faiz talebi açıkça belirtilmelidir.

IX. Zamanaşımı

Fatura alacaklarında genel olarak:

  • Ticari alacak zamanaşımı süresi uygulanır.

Süre, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.

Zamanaşımı süresi dolmuşsa borçlu bu hususu ileri sürebilir.

X. Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Sözleşmesiz fatura kesilmesi

  • Teslim belgesi bulunmaması

  • Cari hesap mutabakatı yapılmaması

  • Zamanaşımının göz ardı edilmesi

  • Faiz talebinin eksik yazılması

Bu hatalar davanın reddine yol açabilir.

XI. Sonuç

Fatura alacağına dayalı olarak hem icra takibi hem de doğrudan dava açılabilir.

Ancak fatura tek başına mutlak bir delil değildir.

Başarı için:

  • Sözleşme ilişkisi,

  • Teslim veya hizmet ifası,

  • Ticari kayıtlar

birlikte değerlendirilmelidir.

Her ticari alacak dosyası kendi sözleşme yapısı ve delil durumu çerçevesinde analiz edilmelidir.

Dipnot

Bu çalışma, yürürlükteki mevzuat ve ticari uygulamalar çerçevesinde bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

Yazar:
Av. Berkan GÖRCEĞİZ
İstanbul 1 Nolu Baro – Sicil No: 271806
Alternatif Hukuk & Danışmanlık
https://www.alternatifhukukburosu.com

Yorumlar